'Dünyada örneği olmayan bir sistem'

Deva Partisi Malatya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ve haftalık periyotlarla gerçekleştirilen 'Malatya Deva Akademi' başlıklı müzakere programlarının bu haftaki konusu 'Türkiye'nin Yönetim Sistemi Arayışları', konuşmacı konuğu ise Profesör Dr. Ahmet Karadağ'dı. 

Deva Partisi Malatya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ve haftalık periyotlarla gerçekleştirilen “Malatya Deva Akademi” başlıklı müzakere programlarının bu haftaki konusu “Türkiye’nin Yönetim Sistemi Arayışları”, konuşmacı konuğu ise Profesör Dr. Ahmet Karadağ’dı. 

Programın açılış konuşması İl Başkanı Onur GÜNEŞ tarafından yapıldı. Güneş, konuşmasında toplumların barış ve huzur içinde bir arada yaşayabilmesi için adaletli, eşitlikçi ve katılımcı bir yönetim sisteminin olmazsa olmaz olduğunu, bu sistemin nasıl ve ne olması gerektiğine ise toplumun tüm kesimlerinin birlikte karar vermesi gerektiğine işaret etti.   

Programın moderatörlüğü, Deva Partisi GMYK Üyesi Prof. Dr. İbrahim GEZER tarafından yapıldı. Gezer, yaptığı giriş konuşmasında; 2018’den itibaren uygulanmaya başlanan Partili Cumhurbaşkanlığı Sisteminin ülkeyi derin bir krize sürüklediğini, bu dönemde ülkenin işsizlik, yoksulluk, enflasyon, hayat pahalılığı ve borçlar gibi sorunların birkaç katına çıktığını, ülkede insan hakları, hukuk ve özgürlükler alanında çok ciddi gerilemelerin yaşandığını ve bir an önce bu nevi şahsına münhasır sistemden vazgeçilmediği taktirde bu sorunların daha da artarak devam edeceğini ileri sürdü.   

Gezer, ayrıca, Deva Partisi tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıklanan “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” önerilerinde Parlamenter Sistemle ilgili geçmişte yaşanan sorunların giderildiğini, önerdikleri sistemde TBMM’nin merkezi bir konuma sahip olacağını, kararname uygulamalarına son verileceğini, yasa yapma tekelinin tamamen TBMM’de olacağını, bütçe yapma hakkının tekrar TBMM’ye iade edileceğini, Cumhurbaşkanı’nın partisiz, tarafsız ve sembolik yetkilere sahip olacağını, bakanların ve bakanlar kurulunun yetkilerinin arttırılacağını, Bakanlar Kurulunun Cumhurbaşkanından değil, TBMM’den onay alacağını, hükümet kurmanın kolaylaştırılıp, düşürmenin zorlaştırılacağını, yerel yönetimlerin güçlendirileceğini ve kayyum atamalarının ancak bağımsız mahkeme kararlarıyla mümkün hale geleceğini ifade etti.  

Programın konuğu Prof. Dr. Ahmet KARADAĞ ise yaptığı konuşmada; insanın doğası gereği topluluk halinde yaşadığını ve siyasal bir varlık olduğunu, siyasal sistem arayışının da bir arada yaşamanın mümkün yollarını aramanın doğal bir sonucu olarak ortaya çıktığını ifade etti.

Bizim geleneğimizde siyasetin adalet, eşitlik, bireyin mutluluğu ve toplumun refahı gibi amaçlara odaklanmak yerine bir hükmetme aracı olarak görülmesinin ciddi sorunlara yol açtığını ileri süren Karadağ, siyasetin demokratikleşmesinin ancak bireyin ve toplumun demokratikleşmesi ve siyasal bilincinin artmasıyla mümkün olacağını ifade etti. 

Türkiye’de siyasetin kişilere bağlı olarak şekillendiğini, Başkanlık Sistemi istemeyi Amerikan özentisi olarak görenlerin ülkemizi adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dedikleri, dünyada örneği olmayan bir sisteme geçirdiklerini, oysa bu sistemin denge-denetleme sistemi içermediğini, her şeye son tahlilde bir kişinin karar verdiğini ve bu yüzden ülkemizin sorunlarına çare olamayacağını dile getiren Karadağ sözlerini, hepimiz kendimize sormalıyız, nasıl bir yönetim sistemi istiyoruz; dil, din, etnisite, yaşam tarzı vb. ayırmaksızın herkesin huzur ve barış içinde, eşit şekilde yaşadığı bir sistem mi, yoksa bir kesimin diğer kesimleri baskı altında tuttuğu bir sistem mi istiyoruz buna karar vermeliyiz diyerek tamamladı.  
İki saat süren program katkı ve soruların alınmasıyla son buldu. 
 

Bakmadan Geçme