Ahmet Küçükşahin

Gündüzbey'de Kış Ortası Etkinliği

Ahmet Küçükşahin

1950 yılında Kapılık’taki elektrik santralinin yapılmasının ardından 1953 yılında Gündüzbey’e elektrik verilmeye başlanmış, bu yıllara denk gelecek bir tarihte Merhap’a da su deposu inşa edilmiştir. Bu iki olay Gündüzbey’in çay kenarında olan evlerin daha yukarılara taşınmasına, buna bağlı olarak kerpiç ve damlı evler yerine betonarme ve çatılı evler inşa edilmesine vesile olmuştur. Bu değişim 1970’li yılların başından itibaren özellikle belirginleşmiştir. 
 

Yapılardaki bu değişime paralel olarak Zemheri (20 Aralık-30 Ocak) içerinde Gündüzbey’de yapılmakta olan “Kış Ortası Etkinliği” geleneği de yavaş yavaş ortadan kalkmıştır. 
 

“Kış Ortası Etkinliği”; Gündüzbey’de evlerin dam olduğu, evleri ısıtmak için henüz sobaya geçilmediği ve bunun için ocakların (bugünkü anlayışla şöminelerin) kullanıldığı dönemde, zemheri içerisinde ve karın bol yağdığı zamanlara denk gelen bir günde (20 Aralık - 30 Ocak arası), gençler tarafından hava karardıktan sonra icra edilen bir etkinliktir. Bu etkinliğin temel söylemi “Hüdü Hüdü”dür. 
 

Gündüzbey’de “Kış Ortası Etkinliği”ne katılmış olan kişilerle konuştuğumda şu bilgilere ulaştım: Gençler bir araya gelerek kuru üzüm, ceviz, elma, armut, ayva, pestil, dut kurusu gibi yiyeceklerden verebilecek evleri öncelikle tespit ederlermiş. Daha sonra evde olduklarına kanaat getirilen ailelerin hangi bacalarını kullanacaklarını belirlerlermiş. 
 

Bilahare hava karardıktan sonra belirlenen evlerin damlarına çıkıp bir ipin ucuna bağladıkları torbayı “Hüdü Hüdü sarkıttım. Keloğlanı korkuttum. Verenin bir oğlu ola, vermeyenin kör ve kel bir kızı ola” diyerek bacadan aşağı sarkıtırlarmış. Bacadan bu torbanın geldiğini gören ve “Hüdü Hüdü” sesini duyan ev sahibi bu torbanın içerisine evde verilebilecek ne varsa onlardan koyarmış. 
 

Bilahare toplanan bu yiyecekler etkinliğe katılan gençler tarafından yakılan ateşlerin etrafında toplanılarak hep birlikte yenirmiş. 
Hüdü Hüdü’nün ne anlama geldiği tespit edilememiştir. Ancak anlamı, “Hey!, Hu!” gibi bir ikaz sözü olabilir. 
 

Gündüzbey (Kündübek) halkının, ağırlıklı olarak Türkiye’nin sınırları dışında bulunan, o dönemde bir kısmı Osmanlı toprağı olan Suriye, Irak, İran, Kafkasya, Kırım gibi ülke ve memleketlerden geldikleri bilindiğine göre; geçmişte ve günümüzde bu tür etkinlikleri yapan yörelerle bağlarının olabileceği kıymetlendirilmektedir. 
 

Hekimhan Kocaözü Mahallesinde de Ocak ayının son haftasında “Kış Yarısı Şenliği” adı altında bir etkinliğin sürdürülmekte olduğu 24 Ocak 2026 tarihinde ErTV’de yer almıştır. 
Bu tür kültürel etkinliklerin Anadolu’yu mekan kabul eden insanların atalarının yaşadığı yerleri öğrenebilmek açısından önemli ip uçları niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. Bununla beraber Gündüzbey halkının geliş istikametini belirleme açısından da bir ip ucu oluşturabilecektir.

Yazarın Diğer Yazıları