Şehir uzun yıllardır kısır çekişmelerden, ufak hesaplardan çok çekti.
İşini doğru düzgün yapmayanın sayısı her geçen gün artıyor.
İşinin tanımını bile bir cümlede söyleyemeyecek bi sürü adam her yere her mesleğe sirayet etmiş durumda.
Çoğu zaman yaptığımız işin ne olduğunu sürekli anlatmak zorunda kalıyoruz.
Geçen hafta AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan ile bir röportaj yaptım.
İki taraftan da eleştiri aldık.
Bizim taraf (gazeteciler) “hayırdır” der gibi baktılar.
AK Partililerin bir kısmı sen nasıl her gün bizi eleştiren Mahir Temur’la röportaj yaparsın tadında eleştirdiler.
Üretmek noktasında sıkıntı yaşayan gazetecilerin anlamadığını artık yazma gereği dahi duymuyorum.
İhsan Koca il başkanıyken ağır eleştirirdim. O tarihlerde gidip makamında bir röportaj yapmıştım.
Hakan Kahtalı’ya çok ağır eleştiriler getirdiğim zamanlarda bile telefonlarıma bir gün bakmamazlık yapmadı. Sayısız kez görüşmüşüzdür.
Mustafa Şahin’le çok kötü olduğumuz dönemler oldu. Ama her seferinde bi şekilde iletişimde kalmışımdır. Hatta yine röportaj yapmıştım.
Selahattin Gürkan 2019 yılında Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu ilk aylarda Ahmet Çakır “çok kötü belediye başkanı” algısı yükseliyordu.
Basının büyük çoğunluğu belki de tamamı güçlü Gürkan’ın yanında yer alıyordu.
Ben o tarihlerde uzun yıllar çok eleştirdiğim Ahmet Çakır’la röportaj yapıyordum.
Yine Selahattin Gürkan’la 5 yıl boyunca çok iyi diyemeyeceğimiz hatta yer yer şu anki Sami Er’le olan durumlarımız oldu.
Tekrara giriyorum ama çok tatsız durumlarımız oldu.
Bi gün aradım ve röportaj yapmak istedim. Kabul etmişti. Makamına gidip röportajımı yapmıştım.
Sami Er Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturunca ve bazı iddiaları ortaya atınca bu şehirde benden başka Selahattin Gürkan’la görüşen olmuş mudur acaba?
Hem ekibiyle hem de Selahattin Gürkan’la görüşmüş ve yazılar yazmıştım.
Son 20 yılı Malatya AK Partisi’nde domine eden Öznur Çalık’la hiçbir zaman iletişimim kopuk olmadı.
Belki depremin ilk aylarında şehrimin yıkık halinin verdiği psikolojim yüzünden ben yanlış yapmışımdır.
Burada biraz menfi davranmış olabilirim ama çok kötü olduğumuz dönemlerde bile iletişimimiz kesilmemiştir. Öznur Çalık’la da röportaj yapmışımdır. Sayısız kez bilgi için aramışımdır.
Yeşilyurt Belediyesi’nin gri pasaport olayı patladığı zaman gidip Mehmet Çınar’la röportaj yapmıştım. Sonrasında ne yazılar ne ağır eleştiriler yapmıştım.
AK Parti’de röportaj yapmadığım neredeyse kimse kalmamıştır.
Hatta Sami Er şu anda teklifimi kabul etse yarın gidip röportaj yaparım.
Abdurrahman Babacan da dahil!
Bana göre “muhalif gazeteci” veya “yandaş gazeteci” yoktur. Gazeteci vardır.
Nokta.
Bazen “gazeteci” tanımı siyasiler ve bürokratlar tarafından da yanlış görülse de bu işin doğru tarafını değiştirmez.
Gazetecilik zor meslektir.
Biraz da takip ediliyorsan her anın eleştiriye açıktır ve bu da normaldir.
Ama gerçek gazeteciyi eleştirenler dahi hatta ahlaksız gazeteciler dahi o gazeteciden bilgilenmek ister.
Çünkü amacın bilgi vermek olduğunu bilirirler.
Ben de gidip Ali Bakan’ın makamında “bi bok biliyor” havası verip sessizce kimin Ali Bakan’a yanlış yaptığını, hangi vekilin ne dediğini, hangi belediye başkanının Ali Bakan’a zarar vermek istediğini anlatıp üstüne iki de fotoğraf çektirip piyasada çok iyi gazeteci olduğumu anlatıp dururdum çoğu “duayen” gibi!
Gittim soru sordum ve üstüne çoğu insanın bilmediği durumları ortaya çıkardım.
Ve en önemlisi okuryazar olan tayfanın çok rahat anlayacağı bir şekilde satır aralarındaki mesajları aldım ve aktardım okurlarıma.
Muhtemelen yarın yine her hangi bir konuda Ali Bakan’ı yine eleştireceğim diğerlerine yaptığım gibi.
Hayatım boyunca takıntılı biri olmadım hatta bana açık kötülük yapanları bile çoğu zaman unuttum.
Geçmişten ders çıkarmaya çalışırım ama geçmişle yaşamam.
Bazen okurlar “Bülent Tüfenkci’ye takıntılısın” derler. “Sami Er’i çok eleştiriyorsun” derler.
Ben bu şehre takıntılıyım.
Ve bu şehrin sorunlarını birilerinin üzerinden vermek istiyorsam o kişileri çok açık belirtirim.
Bir kere söylemem, iki kere söylemem. Kırk kere söylesem de olmayınca kırk birinci kere söylemekten çekinmem.
Bu şehrin seçilenleriyle “dost” olmak için veya bazı siyasetçilere “düşman” olmak için bu mesleği yapmıyorum bazı gazeteciler gibi.
Bir manav kendi mesleğini iyi yapmaya çalışıyorsa ben de gazeteciliği iyi yapmaya çalışıyorum sadece… Hatalar yapsak da.
Ali Bakan’la röportaj yapmama şaşırmayın, Ali Bakan’a daha önce bu soruların niye sorulmadığına bakın bence.
Ben Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’la 2 kere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’la 1 kere röportaj yapmışım.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ile röportaj yaptığımı da unutmayın e mi?