Geçen gün Malatyalı siyasetçilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Murat Kurum ile görüşmesini yalnızca servis edilen 2 fotoğraf üzerinden değerlendirmiştim.
Yazının konusu Malatya’nın özgül ağırlığının Ankara’da artık hissedilmediğiydi.
Biz Ankara’dan Malatya’nın artık eskisi gibi “görülmediğini” çok açık bir şekilde bu siyasetçiler yüzünden görüyoruz.
Biraz “metafor” içeren “Hey Allah’tan korkmaz” başlıklı yazımdan sonra “müzmin muhalif” eleştirisi almıştım.
Bakan Kurum’un şehrin valisi dahil, Büyükşehir Belediye Başkanı, AK Parti İl Başkanı, 6 AK Partili ilçe belediye başkanlarının ziyaretini paylaşmaması size normal gelebilir.
Hatta diğer il kafilelerini paylaşıp Malatya’yı paylaşmaması da sizin için sorun teşkil etmeyebilir.
Şunu diyebilirsiniz:
Bağcının yediğimiz üzümün kaç kilo olduğunu ilan etmesine gerek yok; biz aldığımız üzüme bakalım…
Peki bu son ziyaretten sonra kaç kilo üzüm aldık?
Bakanlıktaki toplantının içeriğini bidiğim için 2 gün önce bu şekilde bir yazı yazdım.
Şehir 6 Şubat depremlerinde yerle bir olmuş.
Şehrin çarşısı ortadan kalkmış!
2000’li yıllarda doğan çocukların bile anıları yok olmuş.
Her Malatyalının günde bir kere geçtiği iki caddemiz var.
Kışla Caddesi ve İnönü Caddesi…
Devlet veya Hükümet, yerinde dönüşüm dahil direkt ya da en direkt katkı sağlayarak 121 bin konut yapıyor Malatya’da.
Kışla Caddesi’nin yapılmayan tarafında yaklaşık 150 iş yeri sahibi var.
İnönü Caddesi’nde ise ikna edilmeyen 15 iş yeri sahibi.
Şimdi soruyorum size:
Sizce bu son görüşmeden sonra bir sonuç çıkmış mıdır?
Koskoca bir “HAYIR” demek istiyorum!
121 bin konutu 121 bin 500 yapamıyor bu ekip!
Biz o treni kaçırdık kardeşim, kaçırdık!
Verilen sözler havada asılı duruyor ama bu sözleri hatırlatanlar suçlu görülüyor, öyle mi!
Bu vekiller 3 yıl önce seçildi, belediye başkanları 2 yıl önce seçildi.
Gündüzbey ve Çırmıktı’yı eline yüzüne bulaştırmışsın!
Sehrin küçük sanayisini çıkılmaz bir hale döndermişsin, üstelik o bölgenin hemen altına çarpık bir sanayileşmeye izin vermişsin!
Dünya Kayısı Ticaret Merkezi yapılmasına rağmen şehirdeki 2 şire pazarı ile ilgili bir çözüm bulmak yerine çözümsüzlüğü tercih etmişsiniz!
Yeni yapılan TOKİ konutlarının üst yapıları ile ilgili açık bir şekilde belediyeler olarak yetersiz kalmışsınız!
Şehrin ulaşımını rahatlatacak hamleleri bırak yapılan yanlış uygulamalar ile daha çıkılmaz bir hale getirmişsiniz!
Bir kavşağa hasret kalmışken benden iyi bir yazı beklemeyin kardeşim, beklemeyin!
Bu sorunlar ortada herkes tarafından görülürken sizler ne yapıyordunuz?
Son 2 yılı birkaç cümle ile yazayım mı?
İnönü Üniversitesi’ne adamınızı rektör yapmak için mücadele veriyordunuz!
AK Parti İl Başkanı’nı değiştirmek için verdiğiniz mücadelenin binde birini Kışla Caddesi için verdiniz mi?
Bu şehirde bir öğretmene yapılan saldırı sonrasında genel müdürünüzü o koltukta tutmak için verdiğiniz mücadelenin kaçını bu şehir için verdiniz?
Biz 2 yıldır Esenlik’in iç işlerini, MASKİ’nin liyakatsiz iç dünyasını, MOTAŞ’ın Malatya’dan bi haber hallerini ve sosyal medyada ne kadar beceriksiz olduğunuzu faş ettiğinizi konuşuyoruz maalesef!
Bugün 24 derslik bir okul sıfırdan 150 milyon TL’ye yapılırken siz 25 yıllık bir belediyenin altına 285 milyon TL’ye adına kütüphane deyip çalışma salonu yapıyordunuz!
Şehir olarak bu para kimleri gitti kardeşim bile diyemedik!
Biz bunları yazarken ve konuşurken üstümüze “aparatlarınızı” saldırtıyordunuz!
Bu şehrin sorunları için çözüm üreteceğinize trollerinizle bizlere cevap veriyordunuz!
Bu kadar “küçük” düşünen bir şehrin yönetimi Ankara’dan nasıl görünür?
Bu sorunun cevabını yaşayarak görüyoruz maalesef!
“Gesi bağları”na devam!
