Geçtiğimiz Cumartesi günü Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın seçimi yapıldı.
3 aday vardı.
Biri neredeyse Malatya’nın düşmandan kurtuluşundan beri başkanlık yapan(!) Şevket Keskin’di.
Mevcut başkan güçlüydü.
Fakat Arif Ede de güçlü bir adaydı.
Belki ilk defa seçime giriyordu ama esnafta karşılığı olduğu söyleniyordu.
2 bin 162 delegenin bulunduğu Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda 1.198 esnaf oy kullanmıştı.
Başa baş gidiyordu.
Veteran Başkan Şevket Keskin 549 oy alıyordu.
Arif Ede ise yalnızca 4 oy eksikle 545 oy almıştı.
Ne hikmetse Arif Ede’nin aldığı 37 oy geçersiz sayılmıştı.
İşin en tuhaf yanı ise ertesi gün Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Esnaf Odası’nın seçimlerinde, gelen sandıkların birinde Arif Ede’ye oy verilen bir zarf çıkmıştı.
Bir minibüsçü esnafı bulmuştu ve kamera ile çekim yapmıştı.
Pazar günü saat 11.00’da avukat eşliğinde tutanakla bu zarfı alan Arif Ede, ilçe seçim kuruluna itirazda bulunuyor.
Bugün saat 11 gibi Battalgazi İlçe Seçim Kurulu, Arif Ede’ye Hakim Bey’in bu itirazı red ettiğini söylüyor.
Hakim Bey, Arif Ede’yi dinlememiş.
Arif Ede’yi aradım.
“Biz seçimi kaybetmedik, elimizden aldılar” dedi.
Seçim günü çok enterasan olaylar yaşanmış.
Kimlerin kaç oy kullandığı, hangi adayların kaç oy aldığının tutanağını İlçe Seçim Kurulu imza karşılığı seçim sonunda adaylara vermesi lazım.
Arif Ede’ye bu tutanak verilmemiş.
Seçim 10 sandıkla yapılmış. Önce adaylara her sandığa birer görevli verebilirsiniz denmiş ama sonra ne hikmetse her 3 sandığa bir görevli vereceksiniz diye buyurmuşlar!
10 sandık aynı anda sayılmış. Sandıklar tek tek sayılmamış. Arif Ede’nin 3 görevlisi hangi sandığa bakacağını şaşırmış.
Sandıklar sayılırken adayı temsil eden görevlinin olmadığını düşünebiliyor musunuz?
Arif Ede, “Devlet için bir oda seçimi nedir? 55 milyon seçmeni sayan devletimiz yaklaşık bin 200 oyun kullanıldığı bir seçimde mi zorlanıyor?” diye serzenişte bulunuyor.
Üstelik açık bir şekilde seçimi kimin yaptığı ile ilgili Arif Ede’nin iddiaları var.
Salonun girişinde Şevket Keskin’in oda çalışanları masa kurmuş. Kimin oy kullanıp kullanamayacağını bu masa belirliyormuş.
Ve bu masadaki çalışanlar açık açık gelen üyelere “Kime oy verceksiniz?” diye soruyormuş!
Hatta Arif Ede, kendisine oy verecek 10’a yakın üyenin oy kullandırıltmadığını söylüyor. E-Devlet’ten üye kayıtları gösterilmesine rağmen bunlara oy kullandırıltmamış.
Arif Ede, Battalgazi İlçe Seçim Kurulu Başkanı’na “Sizin mahreminiz olan oy pusulası, bir gün sonra Minibüsçüler Odası’nın sandığında çıktı” demiş.
Seçim Kurulu Başkanı da “Belki siz koydunuz o sandığa” diye cevap vermiş!
Bu oy pusulası kitapçı da mı satılıyor?
Bu mühürlü oy pusulası YSK’nın uhdesinde değil mi?
Arif Ede nasıl oy pusulasını alıp oy kullandırtmadan bir gün sonra o sandığa koyabilir?
Burada bir çıkarı nasıl olabilir?
Üstelik sadece 4 oy farkla kaybetmişken!
Hukukçular sadece 1 tane oy pusulasının bir gün sonra sandıktan çıkmasının seçimin iptal nedeni olarak görüyorken “Belki siz koydunuz” cevabı şaşırtıcı değil mi?
Kamera kayıtlarına bile bakılmadığını iddia ediyor Arif Ede.
Ve seçim süresinin bitimine 1 saat kala Şevket Keskin’e yakın olduğu bilinen onlarca kadının salona giriş yaptığını ve üyeleri manipüle ettiğini söylüyor.
Burada Arif Ede’nin itirazını red eden Hakim Bey’e sesleniyorum.
Seçimi Şevket Keskin 100 farkla kazanmadı.
Sadece 4 oy farkla kazandı.
Birçok iddia var.
Arif Ede’ye oy verecek üyelerin oy kullandırıltmadığı iddiası var.
Oda çalışanların sanki YSK temsilcisi gibi görevlendirildiği iddiası var.
Bir gün sonra açık bir şekilde başka bir seçim sandığında Arif Ede’nin oy pusulası çıkıyor.
Bu kadar iddia ortadayken ve Arif Ede’nin savunması alınmazken sadece Battalgazi İlçe Seçim Kurulu’nun ifadesi ile red kararı vermesinin adaletli olmadığını düşünüyorum.
Bu şaibeleri ortadan kaldıracak kişi Hakim Bey’dir.
Türkiye’de ilk defa seçim tekrarı yaşanmayacak.
Bu şaibelerin ortadan kalkması için en azından oy kullandırıltmayan üyelerin ifadesi, kamera kayıtlarına bakılması ve Arif Ede’nin iddiaları dinlenilmelidir.
Ve son olarak Arif Ede, İl Seçim Kurulu’na da itiraz edeceğini, gerekirse Ankara’da Yüksek Seçim Kurulu’na başvuracağını ifade etti.
