Mahir Temur

Kale'nin Çilek Festivali

Mahir Temur

Dün gelişmekte ısrar eden Kale ilçesinde Çilek Festivali düzenlendi.

3’üncüsü düzenlenen Çilek Festivali’ni bu yıl Kale Belediyesi ile Kaleli dernekler üstlenmiş.

Önce ismiyle başlayalım.

Bir etkinliğin, şenliğin veya kutlamanın “geleneksel” olması için biraz da olsa zamanın geçmesi lazım.

Ben diyeyim 10 yıl siz deyin 15 yıl ama 3’üncü yılında “Geleneksel Çilek Festivali” denmez!

“Organizasyon” işini kerli ferli belediyelerimiz dahi eline yüzüne bulaştırırken, çok kısıtlı bir bütçeyle Çilek Festivali’ni gerçekleştirmek bile bana göre anlamlıdır.

İlçe olma hüviyetine kavuşmuş ama bir türlü bu kimliğini kabullenmeyip “belde gibi” sunan Kaleli yetkililerin şunu iyi anlaması lazım.

Kale’yi (İzollu’yu) en azından diğer ilçeler kadar tanıtmak istiyorsanız yapacağınız ilk iş bu tür festivaller, şenlikler düzenlemektir.

“Turfanda” dendiği zaman akla gelen bir ilçeden bahsediyoruz.

İlk çilek bu ilçede çıkıyor.

İlk kayısı hasatı bu ilçede gerçekleşiyor.

Hatta dünyada kayısı çiçeği belki de ilk bu ilçede açıyor.

Kayısı Çiçeği Festivali yapılacaksa Kale’de başlanmalıdır.

Kayısı çiçeği zamanında sadece “Foto Kamp” tarzı fotoğraf sanatçılarına yönelik bir etkinlik yapılsa dahi Kale’ye artısı tartışılmaz.

Fırat nehrine yaklaşık 15-20 km kıyısı olan ve endemik bitki yapısıyla birçok ilçeden farklı iklime sahip İzollu’dan her gün 30 ilden onbinlerce araç geçiyor.

Ama 30 yıldır bu ilçe kaderine terk edilmişti!

Ta ki Sivrice depremine kadar.

Bu ilçeye binlerce konut yapıldı.

Yeni belediye binası, gençlik merkezi gibi olması gereken resmi konutlar yapıldı.

Bunlar çok önemli hizmetler, inkar edemeyiz.

Fakat Kaleli yetkililer artık kavuğundan çıkmalıdır.

Kale’nin coğrafik yapısının farkına varmalıdır.

Şehre 20 dakika uzaklıktaki bir ilçenin belediye başkanı, kaymakamı ve STK’ları bir vizyon koymalıdır önlerine.

Bu vizyon belirlendikten sonra ise bütün dinamikleri harekete geçirip bu yüzyılın gerekliliği ne varsa mücadele vermelidirler.


Kişesel çıkarları bir kenara bırakıp hareket etmek lazım.

Gelelim Çilek Festivali’ne…

Kurban Bayramı’nın 4’üncü günü tercih edilmiş.

Tatili fırsata çevirmek istemişler.

Başına “geleneksel” dediğiniz bir festivalin tarihi her yıl bana göre aynı olmalıdır.

En azından “mayıs” ayı Kale çileğini de hesaba katarsak uygundur.

Dün binlerce insan Kale Stadı’na akın etti.

Stadın içerisine bir sahne ve arka tarafına ise çileklerin olduğu bir taziye çadırı konmuştu.

Festivalin saatine saat 17.00 denmişti ama 17.30’da çilekler tükenmişti.

İnsanlar parayla çilek almak istiyordu ama Çilek Festivali’nde çilek yoktu!

Taziye çadırı nedir arkadaş?

Şehirde taziyeler artık taziye çadırında yapılmıyorken festivale taziye çadırı mı yakıştırdınız?

Koskoca sahaya Kaleli çilek üreticilerine stant kurmak çok mu zor?

Zaten başka festivaliniz yok, Çilek Festivali’nde Kaleli üreticilerinizin tüm ürünlerini satma imkanı sunsanıza…

Festivali 3-4 saate sığdırmak yerine en azından 2 günlük bir takvime koyabilirdiniz.

30 ilin kullandığı bir yolda park sorununu hesaplamak gerekir ve en azından yönlendirme tabelaları ile trafiği rahatalatabilirdiniz.

Yeşilyurt, Battalgazi, Akçadağ, Doğanyol belediye başkanları gelmiş, AK Parti İl Başkanı gelmiş, Ticaret Borsası Başkanı gelmiş ama ilçenin kaymakamı ortada yoktu.

Baktım en son Kaymakamımız geliyor.

Birileri Sayın Kale Kaymakamı’na ev sahibi olduğunu söylemeliydi!

Festivale gelen tek vekil İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak!

Onun da zaman sorunu vardı.

Program başladıktan 1,5 saat sonra geldi.

Bülent Tüfenkci 15 yıldır bu Kalelilerden sürekli oy alıyor.

Sami Er son seçimde en çok Kale ilçesinden oy almıştır.

Ama gelmemişlerdi!

Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısı düzeyinde bir isim bile katılmamıştı!

Sayın Valimiz dahi yoktu!

İhsan Koca ve Abdurrahman Babacan bırakın AK Parti’nin en yüksek oy aldığı ilçenin AK Partili belediyesinin düzenlediği Çilek Festivali’ni, AK Parti İl Başkanlığı’nın bayramlaşma programlarına bile katılmıyorlar.

Bu Kaleliler 20 yıldır sırf Recep Tayyip Erdoğan’ı çok seviyorlar diye hiç tanımadıkları Abdurrahman Babacan’a niye oy verdi?
3 yılda bir kere Kale’ye gelmiş!

Neyse…

Bu kadar eleştiriden sonra Kale Belediye Başkanı İhsan Özbay’ı yine de tebrik ediyorum.

“Paramız yok” deyip Çilek Festivali yapmayabilirdi ve kimsenin de umurunda olmazdı!

Ama yaptı.

İnşallah önümüzdeki yıl daha profesyonel bir festival yapılır.

https://x.com/mahirtemur

Yorumlar 2
M.d 31 Mayıs 2026 23:46

Sizin de gormediginiz bir noktaya parmak basayım. Festivalde neden Malatya'dan müzisyen ve sanatçı yoktu? Malatya'ya kıran mı girdide kimsenin tanımadığı adı sanı bilinmeyen birileri sahneye çıkartıldı?Koca şehirde müzisyen mi kalmadı?Sunucumuzda mı yok ki şehir dışından getirdik? Kendi halkına para kazandırmayan kendi halkına düşman yönetimden bu beklenir.

Hakan Esin 31 Mayıs 2026 21:26

Mahir Bey, ağzınıza sağlık. Dün biz de Çilek Festivali'ne katıldık. Açıkçası organizasyon alanındayken kendi aramızda gördüğümüz eksiklikleri konuşuyor, bunların nasıl gündeme getirilebileceğini değerlendiriyorduk. Tam o sırada siz önümüzden geçtiniz. Arkadaşlarıma dönüp, "Gerek yok, Mahir Bey gerekli eleştirileri zaten yapacaktır." dedim. Ne yazık ki yaşananlar, bir festivalden çok plansızlığın ve vizyon eksikliğinin göstergesi oldu. Öncelikle adına "Çilek Festivali" denilen bir organizasyonda insanların çilek bulamaması başlı başına bir organizasyon problemidir. Festival alanından ayrılan birçok kişinin kendi arasında yaptığı yorumlar da bunu açıkça ortaya koyuyordu: "Çilek Festivali'nde çilek olmaz mı?" "Böyle festival mi olur?" "Bu kadar hazırlıksız organizasyon yapılır mı?" Festival alanındaki stant düzeni de maalesef beklentilerin çok uzağındaydı. Ortaya kurulan ve stant denilmeye bin şahit isteyen yapılar, ziyaretçilere herhangi bir deneyim sunmaktan uzaktı. Oysa çileği ve Kale'yi ön plana çıkaracak tematik alanlar, fotoğraf noktaları ve sosyal medyada doğal tanıtım sağlayacak görsel çalışmalar yapılabilirdi. İnsanlar geldikleri yerde sadece gezmek değil, hatıra oluşturmak ve paylaşmak da isterler. Ancak asıl sorgulanması gereken konu festival alanı seçimidir. Kale gibi doğal güzellikleriyle öne çıkan bir ilçede festival neden bir halı sahanın içerisine sıkıştırıldı? Örneğin Kale Göl Otel çevresi veya Fırat Nehri kıyısındaki alanlar hem görsel açıdan hem de tanıtım açısından çok daha güçlü alternatiflerdi. Fırat Nehri manzarasıyla desteklenen bir festival, ilçenin marka değerine katkı sağlayacak bir görsel şölene dönüşebilirdi. Bunun yerine insanların trafik problemi yaşadığı bir noktada ve kapalı bir alan hissi veren halı saha içerisinde etkinliğin yapılması ciddi bir planlama eksikliği olarak görülmüştür. Üstelik o gün orada sadece Kale halkı yoktu. İl dışından gelen misafirler, öğrenciler, kamu görevlileri ve ilk kez Kale Belediyesi'nin bir organizasyonuna katılan yüzlerce hatta binlerce insan vardı. Bu insanların Kale hakkındaki ilk izlenimi maalesef bu organizasyon üzerinden oluştu. Eleştiri yapmak için değil, daha iyisini görmek istediğimiz için söylüyoruz: Kale bundan çok daha fazlasını hak ediyor. Bu ilçe; doğal güzellikleri, tarihi, kültürü ve insanıyla çok daha vizyoner, planlı ve profesyonel organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek potansiyele sahip. Kaçırılan şey sadece bir festival değil, Kale'nin tanıtımı adına önemli bir fırsattı.

Yazarın Diğer Yazıları