Mahir Temur

Kim ikinci adam?

Mahir Temur

Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin bana göre en temel sorunu, birinci adamın ikinci adam gibi davranması ve ikinci adamın ise 10’uncu adam gibi konumlanmasıdır!

Adı konulmamış kurumsal bir karmaşa var Malatya Büyükşehir Belediyesi’nde.

Sami Er’in en büyük hatası bu bence!

Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri 2’nci adamdır!

Bu 2’inci adama bağlı 4 genel sekreter yardımcısı, 24 daire başkanı, 70 şube müdürü ve binlerce çalışan var.

Bu bağlı daire başkanlıkları ve şubelerde alınan tüm kararlarda 2’nci adamın imzası gerekiyor.

Bir büyükşehir belediyesinin bütün rutin işlerini, yapması gereken hizmetleri, buralarda yaşanan tüm sorunları ve içerde olan-biten ne varsa kurumsal anlamda sorumlu kişi genel sekreterdir.

Çoğu kıdemli belediyeci bilir, belediyeyi yöneten aslında genel sekreterdir!

Bir belediye başkanını her anlamda rahatlatacak hatta “kötü polisi” oynayacak ve içerde yaşanılan her sorunu başkanlık katına yansıtmadan çözebilecek bir genel sekreterimiz var mı?

Maalesef yok!

Sami Er 2024 yılında koltuğa oturur oturmaz Murat Altundağ’ı getirmişti genel sekreterlik koltuğuna.

Maalesef Sami Er, Genel Sekreter Yardımcısı Nurhan Demir yüzünden Genel Sekreter Murat Altundağ’ı amiyane tabirle harcamak istedi.

Murat Altundağ şu anda Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısı, Nurhan Demir de çalışmadan hatta bu şehre gelmeden en son Büyükşehir Belediyesi’nden maaş alıyordu hatırladığım kadarıyla.

Daha sonra bu koltuğa bir-iki kişi daha lalettayin yapmaya çalıştı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in yıllarca “belediyeci” olmasına rağmen genel sekreterlik koltuğunun önemini bilmemesi çok garip gelmişti bana.

Yaklaşık 11 ay önce bu önemli koltuğa Dr. Mehmet Beytur’un atandığı açıklanmıştı.

CV’sine baktığımız zaman bir “devlet adamı” profili karşımıza çıkıyordu hatta atandıktan sonra ulusal medyada önemli bir gazeteci büyüğümüzden olumlu anlamda enforme edilmiştim.

Açıkçası umutlanmıştım.

Ama neredeyse 1 yılı dolduracak Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mehmet Beytur tam bir hayal kırıklığı oldu maalesef!

Beytur, verilen kararlara sadece imza atıyor görüntüsü veriyor.

Anladığım kadarıyla Mehmet Beytur bilerek böyle bir tutum sergiliyor.

“Niye böyle bir tutum sergiliyor?” sorusunu sormak yerine bu tutumun çok yanlış olduğunu yazmak istiyorum.

Koskoca belediye 1 veya 2 genel sekreter yardımcısı ve belli-belirsiz danışmanların enformesiyle yönetiliyor maalesef!

Murat Altundağ genel sekreterlik yapamayacağını anlayınca istifa etti ama Beytur “seyretmeyi” tercih ediyor.

Bu şehri yöneten Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin etkili bir 2’nci adama ihtiyacı vardır, birinci adamın ikinci adam gibi görünmesine değil!

O yüzden buradan çok açık yazıyorum:

Dr. Mehmet Beytur ya istifa etmelidir ya da artık “seyretmeyi” bırakmalıdır!

https://x.com/mahirtemur

Yorumlar 3
Malatyalı 12 Mayıs 2026 10:44

Malatya, gerek bulunduğu konum gerekse sahip olduğu imkânlar nedeniyle bölgenin en önemli şehirlerinden biri olması gerekirken maalesef bu imkânlarını yeterince kullanamamaktadır. Bunun elbette pek çok nedeni vardır. En temelde sorumluluk yöneticilere ve bu yöneticilerin ufuk ile ideallerine yüklenebilir. Ancak Malatya’da yaşanan sorunlarda bu şehirde yaşayan her bireyin de sorumluluğu bulunmaktadır. Nitekim deprem sonrası şehrin yeniden planlanması ve inşasında yöneticilere yüklenen sorumluluklar sürekli konuşulsa da bir şehrin gelişiminde, o yerde yaşayan insanların yönetim süreçlerine ne kadar katılabildiği, neyi isteyip neyi istemediği, taleplerini ve şikâyetlerini nasıl dile getirdiği de oldukça önemlidir. Maalesef Malatya’da yöneticilerden büyük projeler ve kalıcı işler üretmelerinden çok biraz görünür olmaları, reklam yapmaları, taziyelere ve düğünlere katılmaları (gazetecileri ziyaret etmeleri de var muhtemelen) gibi klasik sosyal beklentiler öne çıkmaktadır. Çalışan ve üreten insanların gayretine ise yeterince itibar edilmemektedir. Bu şehrin yaşadığı sorunlar tamamen bir yönetici sorunu değildir. Soruyorum sivil toplum kuruluşları, dernekler, vakıflar, sendikalar ve gazeteciler ne iş yapar? Bu süreçte tüm bu taraflar sorumluluklarını gerektiği gibi yerine getirebildi mi? Gazeteci dostlarım, bugüne kadar bu şehrin geleceğine katkı sağlayabilecek ne yaptınız? Hangi yönetimi ne kadar ve nasıl eleştirdiniz? Yaptığınız haberler hangi hayırlı işe vesile oldu? Herkes eğri oturup doğru konuşmalıdır. Gazetecilik layüsel bir alan değildir. Yazmak için bağırmaya da gerek yoktur.

Abdullah 10 Mayıs 2026 09:45

Başkan tam bir hayal kırıklığı. Ekip zaten ortada yok. Başkanı tanıyan ya istifa ediyor, yada geri duruyor. Genel sekreteri kimse bilmez. Diğerlerini kimse tanımaz. Bari iş yapın ? O da yok. Neye geldiniz o zaman? Bu başkan şube müdürlerinin gidip temsil edeceği programlara katılıp duruyor. Projesi yok,tecrübe yok o da her açılışa düğüne gidip vakit geçiriyor. Allah için bir hizmet edin. Bakanlıkların projelerini aç kapa ile günler geçiyor zaten ikinci değil üçüncü adamda yok

Halil 09 Mayıs 2026 18:44

2 yılı geçti ama hâlâ sağlam bir ekip kurulabilmiş değil. Kurulan kadronun büyük kısmı ise maalesef şehri ayağa kaldırma derdinden çok kişisel ikbal peşinde. Zaten göreve gelir gelmez oluşturulan ilk ekibin önemli bir bölümü kısa sürede dağıldı, ondan sonra da belediyede düzen bir türlü oturmadı. Beyrut’un CV’si elbette güçlü olabilir ama belediyecilik farklı bir meziyet ister neye geldin kardeşim sen. Sami er TOKİ geçmişi, İstanbul tecrübesi, İl Özel İdaresi deneyimi… vs. Ama belediyecilik sadece CV işi değil, ayrı bir liderlik ve şehir yönetme meziyeti ister. Şehirde seçim öncesi oluşan algı da buydu: “İstanbul’da görev yapmış, devlet tecrübesi olan biri gelir ve Malatya’yı hızlıca toparlar.” Fakat gözden kaçan en önemli nokta şuydu; bu isim hayatının hiçbir döneminde tam anlamıyla birinci adam pozisyonunda olmamıştı. İstanbul’dan birçok isim getirildi ama büyük kısmının önceliği Malatya’nın deprem yaralarını sarmak değil, kendi kariyer planları oldu. Oysa bu şehir mesai kavramı gözetmeden çalışan, aidiyet duygusu taşıyan kadrolar bekliyordu. Selahattin Gürkan döneminde şehir ciddi anlamda yıprandı. Toplumsal ve kurumsal doku zarar gördü. Bu yüzden birçok sağduyulu insan “Yeter ki bu dönem bitsin, kim gelirse gelsin” düşüncesine kapıldı. Selahattin Gürkan’ın Malatya’ya verdiği zarar başlı başına uzun uzun konuşulacak bir konu. Bugüne baktığımızda ise belediye şirketlerine atanan üst düzey yöneticilerin çoğu 50 yaş üstü ve kariyerlerinde ilk kez genel müdürlük deneyimi yaşıyor. Yardımcı kadrolar da aynı şekilde. Belediye tarafında ise tablo daha da karmaşık. Bazı isimlerin önceliği şehir değil, bambaşka hesaplar gibi görünüyor. Gerçekten yazık oluyor bu şehre. Bazen insan ister istemez şu soruyu soruyor: Malatya bu şekilde yönetilmeyi gerçekten hak ediyor mu?

Yazarın Diğer Yazıları