Mahir Temur

Malatya masal gibiydi

Mahir Temur

Şarkılı bir masaldır yaşamak diyor ya şair…

Masal gibi geliyor artık Malatya.

Çoğumuz için 80’ler veya 90’lar masal gibiydi aslında.

İnsani ne kadar hasletimiz varsa iliklerimize kadar yaşadığımız, değerlerimizin sosyal medya paylaşımıyla hatırlanmadığı ve en önemlisi samimi yıllardı 90’lı yıllar.

O samimi yıllarda çocuklar çocuk gibi, büyükler büyük gibi yaşlılar yaşlı gibi ölülerimiz ise ölü gibiydi.
Kanayan yarayı ağlamak kapatmasa da ağlamamız da samimiydi, gülmememiz de.

Para belki önemliydi ama hiçbir zaman bugünkü gibi “tek amaç” olmamıştı.

Zaten tek olan o kadar çok şey vardı ki para hiçbir zaman “tek” olamıyordu.

Her bakkalımız kendine özgü tekti.

Terzilerimizin her biri aslında tekti.

Her mahallede o kadar çok “tek” vardı ki…

Masal gibi kahramanlarımız vardı.

Bir varmış bir yokmuş demiyorduk sadece…

Her mahallede birileri vardı “tek” olan.

Orijinaldik esasında, benzemeye çalışmıyorduk kimseye…

Dinimizi de dinsizliğimizi de istediğimiz gibi yaşıyorduk.

Bazen bir içki masasında çıkarıyorduk dersimizi bazen caminin avlusunda bir delinin söylediği 2 cümleden dersimizi alıyorduk.

Delilerimize takvim basmıyorduk ama tüm delilerimiz Malatya’nın “tekleriydi”

Camiye de giderdik sinemaya da birahaneye de.

Cumanız mübarek olsun diye selamlaşmazdık ama “tek” olan çok hocamız vardı.

Cuma namazını kılardık, kutlamazdık.

Oruçlu olduğumuzu ilan etmezdik.

Oruç tutmadığımızı da ilan etmezdik.

Acımız çok olsa da ritüellere takılmadan hep beraber yaşardık.

Acımızı da sevincimizi de küçük yaşardık çünkü büyüklerimiz “ayıp olur” derdi her zaman.

Mahalle baskısından “takiye” yapmazdık ama takke de takmazdık şapka da.

“Ayıp olur” derdik hep.

Çünkü utanırdık utanılacak bir şey yapmadan önce.

Dedim ya çok güzel yaşardık…

İşte bize 80’li veya 90’lı yıllar masal gibi kalmıştı 6 Şubat depremlerinden önce.

Depremle anladık ki Malatya 2000’li yıllarda da özleyeceğimiz kadar güzelmiş.

Çarpıktı, düzensizdi hatta çok kalabalıktı ama yine de özleyecek kadar güzelmiş.

Aslında kötü bir şehirdi mimari olarak ama yine de artık masal gibi geliyor çoğumuza.

80’li veya 90’lı yıllardan kalma çok yapı yıkıldığı için mi çok üzülüyoruz bilmiyorum ama düzensizliğimizi dahi özler olduk.

Özleyeceğimiz o kadar çok şey varmış ki… Depremle idrak ettik.

1980’lerin şarkıcısı olan ve 1991 yılında çıkardığı “Cana Yakın” kaseti ile kitlelere kendini tanıtan Sevingül Bahadır’ın 91 yılında seslendirdiği “Bir Masaldır Yaşamak” şarkısını dinleyince hafta sonu biraz duygusal bir yazı yazmak istedim.

Youtube’da bulabilirsiniz "Bir Masaldır Yaşamak" şarkısını…

@mahirtemur

Yorumlar 1
Mehmet Turfanda 27 Temmuz 2023 13:56

"Bazen bir içki masasında çıkarıyorduk dersimizi bazen caminin avlusunda bir delinin söylediği 2 cümleden dersimizi alıyorduk." Derinliği çok, hepimizin kardeşliğinin kökenine inecek enfes bir cümle. yazının her satırını zevkle okudum. Bana mutluluğu yaşattığınız iki dakika için teşekkür ediyorum.

Yazarın Diğer Yazıları