Mahir Temur

Hakimbey Apartmanı'nda 79 insan niye öldü?

Mahir Temur

Millet olarak “unutkan” olduğumuz için 8 ay önce tamamen ihmalden çöken Hakimbey Apartmanı’nı unutmuş olabilirsiniz.

6 Şubat sabahı Hakimbey Apartmanı A Blok’ta 79 kişi daha yatağından kalkmadan göçük altında kalıp can verdi.

Kaç aydır üzerinde çalıştığım bu olayda 79 kişinin depremden dolayı değil tamamen ihmalden dolayı öldüğünü düşünüyorum artık.

Gelin size bugün 6 Şubat depremlerinden sonra tüm ülkenin adını ezbere bildiği Hakimbey Apartmanı’nın dramatik hikâyesini anlatayım.

Devam eden Savcılık soruşturmasında 70 sayfalık ifadeleri, bilirkişi raporlarını, 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün raporunu, sayısız yetkili ile yaptığım görüşmeleri, o apartmanda vefat edenlerin yakınları ile görüşmelerimi ve ismini vermek istemeyen haber kaynaklarımdan aldığım bilgileri bu yazımda tüm açıklığıyla paylaşacağım.

1975 DEPREM YÖNETMELİĞİNE GÖRE YAPILDI
1997 yılında Mehmet Buyruk caddesinde 7 katlı ve 30 daireden oluşan Hakimbey Apartmanı’nın inşaatına müteahhit Hasan Sırma başlar.

Projeyi çizen inşaat mühendisi Bülent Yeroğlu’dur.

Mimarı ise 2002-2010 yılları arasında Malatya Mimarlar Odası Başkanlığı yapan Abdurrahman Yavuz’dur. O tarihlerde yapı denetim kanunu olmadığı için binanın fenni mesulu de Yavuz’dur.

Bina 1975 deprem yönetmeliğine göre yapılır.

1999 yılının kasım ayında bina daire sahiplerine teslim edilir ama binanın tam kabulü 2000 yılında gerçekleşir.

Bina aslında ön cepheden baktığınız zaman 6 kat, arka cepheden baktığınız zaman 7 kat olarak gözükür.

 

Mehmet Buyruk Caddesi’nden yani ön cepheden baktığınız zaman binanın zemin katında kapalı otopark vardır. Otoparkın altında ise kapıcı dairesi ile beraber 3 daire vardır.

Binada ayrıca 4 daire dublekstir. Toplamda kapıcı dairesi ile beraber 30 daire vardır.

TARİH: 24 OCAK 2020
Hakimbey Apartmanı’nın akıbeti 24 Ocak 2020 tarihinde Sivrice depreminden sonra alınan kararlarla değişir.

Sivrice depreminde Malatya sanıldığı gibi az yara almaz.

Malatya Valiliği’nin o tarihlerde açıkladığı rakamlar değişkenlik gösterir. Önce 7 bin binanın ağır hasarlı olduğu ifade edilir ama 2020’nin Mart ayında 4 bin 947 binanın ağır hasarlı olduğu açıklanır.

Foto: Malatya Valiliği resmi internet sitesi

 

Hakimbey Apartmanı’nda önce korku sarar çoğu sakini. 4 gün boyunca kimse apartmana girmez.

Ama maalesef bazı apartman sakini insanlar binalarının sağlam olduğunu düşünür.

Bu kısımda birçok iddia var.

İlk gelen yetkili kişiler, zemin kattaki asansör etrafındaki çatlaklar nedeniyle binanın diğer bölgelerine bakmadan “Bu bina ağır hasarlıdır” dediği iddia edilir.

Ama maalesef iddia edilen bu rapor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde yok.

Çünkü ismini vermek istemeyen yetkili kaynaklarım önce ağır hasar sonra orta hasar ve en sonunda bu binanın “hasarsıza” çevrildiğini söylediler.

Fakat iddia diyemeyeceğimiz bazı gelişmeler yaşanır.

24 Ocak depreminden 2 gün sonra Hakimbey Apartmanı’nda oturan Gülen Öner, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne bir dilekçe yazar.

Foto: Gülen Öner’in el yazısıyla yazılmış dilekçesi

“İkamet ettiğimiz aşağıda açık adresini belirttiğimiz apartmanımızda ve dairemizde 24.01.2020 tarihinde meydana gelen depremde hasarlar ve çatlaklar oluşmuştur. Bu nedenle evimizde ikamet edemiyoruz. Hasar tespiti için yerinde testlerin yapılması için arz ederiz” diye yazmış Gülen Öner.

32 yaşındaki Gülen Öner, yukarıda paylaştığım “29541” sayılı dilekçede bir not düşmüş:

“Evde kalamıyoruz. Gelindiğinde yukarıdaki numaramdan iletişime geçilmesini rica ediyoruz” demiş.

Gülen Öner ve ablası Fatma Öner 2 ay boyunca evlerine giremez.

6 Şubat 2023 sabahı iki kardeş de göçük altında kaldı. Tam 9 gün sonra cansız bedenlerine ulaşıldı.

Peki Sivrice depreminden 2 gün sonra yani 26 Ocak 2020’de açık bir şekilde kendi apartmanında testler isteyen rahmetli Gülen Öner’e ne zaman cevap vermiş Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü?

Skandallardan bir tanesi burada yaşanıyor.

Tam olarak kaç kez gelindiği belli olmamakla beraber Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde kayıtlı bir tane rapor var.

30.05.2020 tarihinde kurum bir rapor düzenlemiş.

Gülen Öner’in verdiği dilekçeden tam 124 gün sonra Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü “Hasarsız” raporu veriyor.

Foto: Hakimbey Apt. Hasarsız Raporu

 

Üstüne bu raporda açık bir şekilde “hasara itiraz yoktur” deniliyor!

Sizce bu bir hata mı yoksa bilerek yapılan bir yanlış mı?

(Bu yanlış 79 insanın ölümüne sebep olmuş olabilir)

2020 yılında, Hakimbey Apartmanı’nda Ocak ile Mayıs arasında birçok şey yaşanıyor.

İddialar korkunç seviyede!

Mesela Hakimbey Apartmanı’nın kapıcısı var. 6 Şubat depremlerinden sonra soruşturma sonrasında ifadesine ulaştım.

Kendisi Sivrice depreminden sonra elektriği, doğalgazı ve suyunun apartman sakinleri tarafında ödendiği kapıcı dairesinden çıkıp Özalper mahallesinde bir binaya kiraya çıkıyor ama Hakimbey’de kapıcılığa devam ediyor.

Ücret ödemediği bir daireden niye çıktı bu kapıcı?

Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadede, Sivrice depreminden sonra zemin katta bir dairenin kolonlarında çatlakların görüldüğünü, giriş kattaki merdivenlerde birkaç fayansın düştüğünü söylemiş. Ama Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün bu çatlakların sıva çatlağı olduğunu söylediğini de belirtmiş.

Mesela ben rahmetli Gülen Öner’in erkek kardeşi Yunus Öner ile görüştüm.

Gözyaşları eşleğinde bir görüşme yaptık.

Yunus Öner aynen şunları söyledi:

“Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Sivrice depreminden sonra dışardan ekipler kurmuştu. Hakimbey Apartmanı’na gelen ilk ekibin binaya girer girmez binanın ağır hasarlı olduğunu, bina girişindeki hasarlardan dolayı detaylı incelmeye dahi gerek olmadan ağır hasar olduğunu belirttiğini ben etrafımdan bizzat duydum. Ve işin garip tarafı, oradan kendisine birkaç daire sahibi tarafından tepki gösterildiğini de duymuştum. Bu aldığım duyumları herkes biliyor.  Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü bu raporu sümenaltı edip hasarsız diye rapor düzenlediğini bugün kime sorarsan sana söyler” dedi.

Sadece bu bilgiler ışığında çok net bir soru sormak istiyorum.

Deprem nedeniyle binanın boyasında, sıvalarında ve duvarlarında oluşan ince çatlaklar ile duvarlardan düşen sıvaların olduğu binalara “az hasarlı” deniyor.

Bırakın duvarı, Hakimbey Apartmanı’nda oturanların ifadelerine göre kolonda bile ince çatlaklar olmasına rağmen nasıl “hasarsız” raporu alıyor. “Az hasar” dahi verilmeyen Hakimbey Apartmanı, 6 Şubat günü 7 saniyede nasıl yıkıldı?

7 saniye!

Şu fotoğrafa bakın lütfen:

Foto: Hakimbey Apt. Tarih: 26.01.2020

Sivrice depreminden hemen sonra çekilen bu fotoğrafta bile en azından sadece dış cepheye bakarak “az hasarlı” deriz. Üstelik bu fotoğrafı mimar ve inşaat mühendisi arkadaşlarıma gösterdim. İkisi de sadece bu fotoğrafla “az hasarlı deriz" dedi.

Aslında skandallar silsilesi bitmedi.

TARİH 6 ŞUBAT 2023
6 Şubat 2023 tarihinde saat 04.17’de deprem meydana gelirken dakikalar “18” olmadan Hakimbey Apartmanı yıkılıyor.

7 saniyede uykudan kalkıp yatağından doğrulamadan 79 insan vefat etti.

Vefat edenlerin tüm listesini inceledim. Sivrice depreminden sonra doğan bebekler dahi göçük altında kaldı. 79 insanın büyük çoğunluğu gencecik diyebileceğimiz, daha hayatın ilk çeyreğinde bile olmayanlardan oluşuyordu.

Foto: Hakimbey Apt.-7 Şubat

Hakimbey Apartmanı’nda arama-kurtarma çalışmaları 11 gün sürüyor.

4’üncü veya 5’inci gün Malatya Valisi Hulusi Şahin Hakimbey enkazını ziyaret ediyor. Birçok yetkilinin de bulunduğu bu acılı ortamda Vali Hulusi Şahin, “Bu bina Sivrice depreminden sonra ağır hasar almış. Daire sahipleri şikâyet edince hasarsıza çevirmişler” tarzında bir cümle kurmuş. Şehrin mülki amiri, enkaz başında aynen bu cümleleri kurmuş. Ben bu cümleyi birkaç yetkiliden dinledim.

*

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depreminden hemen sonra soruşturma başlatıyor.

1997 yılında binanın inşaat mühendisi Bülent Yeroğlu hemen tutuklanıyor. Binanın mimarı Abdurrahman Yavuz’a ulaşılamıyor. Yakalandığı yerde tutuklanmak üzere aranıyor halen.

Burada iki önemli konu karşımıza çıkıyor.

Biri, o dönemler şube müdürü olduğunu öğrendiğim şu anki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Yardımcısı Cengiz Başer, tanık sıfatıyla Cumhuriyet Savcısı Serkan Çağlar’a ifade veriyor.

Foto: Cengiz Başer’in ifadesi

 

Cengiz Başer ifadesinde, Hakimbey Apartmanı’nı bildiğini, Elazığ depreminden sonra bu apartmanda sonar tespit çalışması yapıldığını ve binaya itiraz olmadığı için “hasarsız” durumunun kesinleştiğini söylüyor.

İl Müdür Yardımcısı Cengiz Başer alenen yanlış ifadeler kullanıyor Savcı Serkan Çağlar’a.

Çünkü yukarıda paylaştığım dilekçede Sivrice depreminden yalnızca 2 gün sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne müracaat edilmiş. Dilekçenin sisteme kaydı yapılmış.

Üstelik aynı ifadede Hakimbey Apartmanı’na herhangi bir müracaat olmadan resen inceleme yapıldığını söylüyor.

Ablası ile birlikte rahmetli olan Gülen Öner’in 26 Ocak 2020 tarihli dilekçesi ortadayken!

Ayrıca binanın projesini çizen Bülent Yeroğlu’nun avukatı, Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü’ne dilekçe yazıyor. Sivrice depreminden sonra hasar durumunu talep ediyorlar.

Cevap aynı Cengiz Başer’in ifadesi gibi.

Bina hasarsız ve itiraz edilmedi!

Bu esnada bir gariplik daha yaşanıyor.

Savcılık, depremden 11 gün sonra Hakimbey Apartmanı’na ruhsat veren dönemin Malatya Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde çalışan 5 kişi hakkında Battalgazi Kaymakamlığı’ndan soruşturma izni istiyor.

Kaymakamlıktan cevap gelmeyince 4 gün sonra tekrar bir yazı yazıyor Savcılık.

Ama yine cevap verilmiyor.

Aradan neredeyse 8 ay geçmiş halen bu soruşturma izni verilmediğini söylüyor kaynaklarım.

79 kişinin 7 saniye içinde öldüğü bir ortamda bu 5 kişiye niye soruşturma izni verilmez?

İnsan hayatı bu kadar önemsiz olabilir mi?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünde şube müdürü olan Cengiz Başer, Sivrice depreminden gösterdiği gayretten olacak, terfi alıyor! İl müdür yardımcısı oluyor!

Ben soruyorum bu yazıyı okuyan vicdanlı yetkililere:

Hakimbey Apartmanı’nda 79 insan nasıl öldü?

Biz buna doğal afet diyebilir miyiz?

Binanın yöneticisi Savcılığa verdiği ifadesinde Sivrice depreminden sonra binalarının hasar aldığını, 3-4 tane komşunun Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne müracaat ettiğini ve farklı tarihlerde birkaç ekibin gelip binayı incelediğini ve bir ekibe de kendisinin iştirak ettiğini söylüyor.

Foto: Bina yöneticisinin ifadesi

 

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne soruyorum:

Sizin kayıtlarınızda niye sadece bir kez binaya gidildiği bilgisi var?

Binanın yöneticisi birkaç kez gelindiğini söylüyor.

Bu kayıtlar nerede?

Tüm ifadeleri okudum. Çoğunda apartman sakinleri Sivrice depreminde binalarının ağır hasar aldığı ama sonrasında “hasarsıza” çevrildiği söylemi var.

İsmini vermek istemeyen görüştüğüm yetkili kaynaklarım, Sivrice depreminden sonra 3 kez bu binanın incelendiği, ilkinde ağır, diğerinde orta ve sonuncusunda da “hasarsız” raporu verildiğini söylüyor.

Size daha belirgin bir iddiadan bahsedeyim.

Sivrice depreminden sonra kayırlarda tek rapor 30 Mayıs günü sisteme işleniyor.

Hadi birkaç gün sisteme geç işlendi diyelim.

24 Ocak depremi ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün raporu arasında 120 gün var.

Buradan Cumhuriyet Savcılarımıza sesleniyorum.

24 Ocak’tan sonra Hakimbey Apartmanı’nda zorunlu deprem sigortası DASK’tan para alan daire sahipleri olduğu iddiası var.

3 bin lira ile 15 bin lira arası ödeme alanların olduğu iddia ediliyor.

Savcılık sadece bir yazıyla bu iddiayı teyit edebilir.

Bu iddia doğruysa, ilk verilen raporun ağır hasar olduğu kesinleşir! Ve denildiği gibi bu verilen ilk raporların sümenaltı edildiği ispat edilmiş olur!

Son bir bilgi paylaşmak istiyorum.

Bilindiği gibi en az 2 kişiden oluşan raportörler binayı incelerken mutlaka zeminden, bodrumdan ve ilk kattaki dairelerden fotoğraf alır.

Kolonları, kirşleri çeker.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Hakimbey soruşturmasına sunduğu görseller dış cepheden çekilmiş fotoğraflar.

İçerden çekilmiş bir fotoğraf yok mu?

Cevaplanması gereken bi ton soru var ama ben vicdanlı bir vekil, bir bürokrat arıyorum.

79 insanın göz göre göre nasıl öldüğünün hesabını soracak, gerekirse bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dile getirecek bir milletvekili arıyorum.

Bu milletin vergileriyle maaş alan namuslu bir bürokrat arıyorum!

1997 yılında statik projesini çizeni içeri almakla, projenin mimarına tutuklama emri çıkarmakla adalet sağlanmaz!

Foto: Google Earth

 

Hakimbey Apartmanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü arasındaki mesafe 230 metredir.

230 metre arasında yaşanılan vicdansızlığı tek tek sıralasak il müdürlüğünü kilometrelerce geçeceği kesin gibi.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün terasından gözüken Hakimbey Apartmanı’nda 79 kişi göz göre göre can verdi!

@mahirtemur

Yorumlar 18
Paşaköşkü 05 Mayıs 2024 12:27

6 şubat depreminden hasar almış binamızın temelinde kalan demirleri bir harfiyatçıya satıp çoğu emekli olan bina sakinleri ile bir gelir elde etmek istedik.Anlaştığımız firma paramızı ödedikten sonra dün sabah gelip işine başladı,fakat dün akşamüzeri kendisini valilikten müdür olarak tanıtan Cevdet Sel isimli şahıs binanın temel demirlerine valilik olarak el koydular.Herhangi bir belge göstermeden bunu nasıl yapıyorlar.Daha önce çöp sahasına dökülüp akıbeti ne olduğu bilinmeyen hurdalara bizimkilerde eklendi.Konunun takipçisi olacağız,hakkımızı yedirmeyeceğiz.10 gün önce valilik tarafından gönderildiklerini söyleyen hırsızlar çetesi ve savunucu müdürlere hakkımızı yedirmeyeceğiz

Paşaköşkü 05 Mayıs 2024 12:27

Yerinde,doğru,dürüst

Mert van 27 Kasım 2023 11:27

Bostanbasında bir sürü sitenin sonu böyle olacak... para hırsı çok yazık

Battalgazi 16 Ekim 2023 10:43

Herkese hayırlı günler dilerim. Malatya’mız öyle bir hal aldı ki insanlar kendi eliyle malatyamıza yazık ediyorlar. Büyükşehir belediye başkanın ne suçu var. Dönemin çevre şehircilik il müdürü kim ? Bu raporu veren kim ? Kolonları kesen kim ? Apartman ağır hasarlı değil deyip 79 insanın kanına giren kim ? Bostanbaşında yüksek kata imar veren kim? Yazıklar olsun yazıklar olsun. Malatyamıza yazık oluyor. Koltuk sevdaları için ortalığı karıştıranlara yazıklar olsun.

Mert van 16 Ekim 2023 09:00

bostanbaşı özelikle kristal park eski yöneticimiz evlerimiz ağır hasardan bir telefonla orta hasara döndürdü akrabası varmış şehircilik il müdürlüğünde

Erol 15 Ekim 2023 21:48

büyükşehir belediye soruşturma izni vermeyecek çünkü o zaman mars belediye başkanı zan altında kalacak ! gerçi doğruya kendisinin keşkesi yok !

Malatyalı 44 15 Ekim 2023 18:30

Mahir bey güzel bir şeye temas etmişsiniz. Siz bide Malatya'daki üniversite yöneticilerimizin yüz yüze eğitim kararı hakkında bir araştırma yapın. İnönü Üniversitesi'nde yüz yüze eğitim kararı nasıl alındı, Üniversitenin durumunu yerinde görün içler acısı bir durumda yöneticiler nasıl yüz yüze karar aldığını araştırın.

İlkay Demirkök 15 Ekim 2023 10:02

Mahir Bey gerçekleri cesaretle tüm açıklığıyla yazdığınız için size teşekkür ederim. Bugün bu yazıda yazdıklarınızın aynısı Bostanbaşında yapılıyor. 3 kere ağır hasar raporu alan binamızı orta hasara çevirdiler ve itirazcilar güclendirme istiyorlar.Bu yapıldığı taktirde biliyorum ki Malatya da birçok sitenin akıbeti aynı Hakimbey apt. gibi olacak. Allah akıl fikir ve vicdan versin . Hakim bey apt da bunu yapan yetkililerin görevlerine son verilip yargının önüne çıkarılması gerekiyor. Dilerim aradığınız o vicdanlı aklı başında milletvekilini , bürokratı bulabiliriz. Yoksa bizi hiç de hoş olmayan sonuçlar bekliyor.

Barış 15 Ekim 2023 00:51

Mahir bey, göstermiş olduğunuz duyarlı davranışınızdan dolayı canı gönülden tebrik ederim, işin trajikomik tarafı belgelerle ispat ettiginiz halde üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen yetkili birimlerin bu konu hakkında duyarsız olmaları üzüntü verici

Mehmet Turfanda 14 Ekim 2023 15:03

Gazetecilik fazla idealist bir meslektir, açıkçası bu yüzden gazetecilik çok zor, yalaka gazetecilik ise çok karlı ve kolaydır. İyi bir gazeteci halk kahramanı gibidir. Gazetecinin sürekli muhalif olması, eleştirmesi, ortaya çıkarması, araştırması, azınlık haklarını koruması gerekiyor. Bu nedenlerle gazeteci tarafsız olamaz. tarafı gereken yer güçlünün karşısıdır. Yani hükümetin, idarecilerin, müdürlerin, zenginlerin, reklam verecek gücü olanların karşısıdır. Güçlüye karşı durmak ise zordur, çelik gibi yürek gerektirir, aylarca maaş veya reklam geliri alamadan yaşama karşı direnmeyi gerektirir. Yukarıda yazıda olduğu gibi gazeteci üstüne vazife değilken başkalarının işine burnunu sokar. Yalaka gazeteci ise gözlerini yumar, 72 kişinin kişinin hesabını soramaz; olur ya bir gün o da binası için ruhsat almaya Çevre Şehirciliğe gidebilir. Çoğu gazeteci çoğu şeyi görse de umursamaz ve kalemini satar. Kendisi, eşi ve belki de çocukları için kalemi satılık yaşar onlara iyi hayat sunmaya bakar. Gazeteci sürekli işten atılma, sürgün edilme, hapse girme, psikolojik baskı ve fiziksel şiddet görme ihtimaliyle yaşar. Siz instagramınıza 1 saat bile bakamadan duramazken o 5 gününü nezarette geçirebilir. Gazetecilik normal hayatın gerçeklerine uyan bir iş değildir. Gazetecilik zengin insanlar fakir insanları sömürmesin diye yapılmalıdır. Adaletin zenginden yana karar verdiği durumlarda durumlarda halkı bilgilendirmek için yapılmalıdır. Halkın soramadığı soruları makam sahibine halk adına sorabilmek için yapılmalıdır. Lafı uzatmayayım. mahir Bey siz Malatya'nın değil, Türkiye'nin en iyi gazetecisisiniz. Ama şanslısınız da, 20 yıl önce gazetecilik yapsaydınız sizin yolunuzdan olan yüzlerce cesur kalem vardı ama şimdi siz nadide bir örneksiniz. Deprem sonrası her gazeteci her bina için şu yazıyı yazsaydı "sahipsiz Malatya", "Hatay", " "Maraş" savsaklanmaz, herkes görevini yapardı. var mı şimdi "nerde bu devlet*" diyecek babayiğit. Söz de gazetecilerin yazdığı, ilettiği yazıları ve sözde analizleri kahvedeki adam da yapabiliyor. Gazeteciye özgü olan toplumu korumak veya kollamak. Ama onlarda o da yok; olsaydı şu an bu ortamda bu ülkede bu durumda olmazdık! Mahir bey, bu ve önceki yazılarınız, bilgilendirmeleriniz ve fikr-i takibiniz için size teşekkür ederim. Sizden bu ülkede çok değil, 10-15 olsa çok daha müreffeh bir toplum olurduk. Allah'ım kaleminize güç versin.

abuzer 14 Ekim 2023 12:00

tuzun koktuğu yerdeyiz.malesef herkes cebini düsunuyor.tek dert para hırsı olmus.ınsan saglıgı kımsenın umrunda degıl.yetkılıler malesef uykuda .gozlerı gormez olmus yasananları

Malatyalı biri... 14 Ekim 2023 11:50

Bostanbaşında oturuyorum. Hasar tesbiti çok kolay olmasa gerek. Perde betonla yapılan siteye ağır hasar demişler. Site sakinleri binamız sağlam mahkemeye verelim Orta hasarlı olsun oturalım diyor. Diğer sakinler burda oturulmaz diyorlar. Sonuç, bu bina belki 50 sene sağlam kalacak veya yeni bir depremde büyük hasar alacak.

İbrahim 14 Ekim 2023 09:10

Mahir bey tüm yazılarınızı okuyorum ilik defa bir yazınıza yorum yapma gereği duydum. Tamam kalem kalem yazmışsınız ha yazarken diğer ismi lazım olmayan yağdanlık gazeteciler gibi değil. Aslanlar gibi belgeleriyle delilleriyle yazıyorsunuz. Kaleminiz keskin olsun. Şimdi esas olan şu. Ortada bu kadar ihmal varken bu kadar canı kaybetmişken bunun hesabını kim verecek. Yada bunun hesabını kim soracak. Sizinde belirttiğiniz gibi unutkan bir milletiz. Hemen unutuyoruz herşeyi.

Ali 14 Ekim 2023 02:53

Bizim ağır hasarlı 50 yıllık kerpiç evimizi ağır hasarlıdan az hasarlıya çevirdiler. Gelen memurlara evin anahtarını verdim. Siz bu evde bir gün kalın ben bir ömür kalmaya razıyım dedim ama maalesef verdikleri cevap çok mantıksız. Biz eve az hasarlı kanaatindeyiz ama size evde yaşayın demiyoruz. Bende bunların bakanına soruyorum az hasarlı evde yaşamayıp karşıda bakıp seyredecek miyiz? Nedir bunun mantığı? Bence bu ekiplerin yerine bi sıva ustası duvar ustası baksa daha iyi tespit yapar…!

Abdullah 13 Ekim 2023 22:26

Önümüzdeki zamanda Malatya’da büyük bir deprem olursa aynı senaryo yaşanacak. Ağırdan aza dönenler yıkılacak binlerce insan ölecek.. Bu memleket iflah olmaz ne gelse başımıza kendi yaptıklarımızdan..

Mehmet 13 Ekim 2023 20:58

Suanki depremde de aynı senaryolar işliyor kirişleri çatlak olan İnönü Mahallesi'nde ki evimiz tam üç kere incelendi 1 Ekim'de yine geldiler dördüncu kere ve inceleme esnasında evet binada kirişler çatlak zeminde.cokme var deniyor ama sonuç hep az hasarlı. Not bina da insanlar yaşıyor ve sitenin 4 bloku yıkıldı. Bu sadece bir örnek Allah muhafaza bir etkili depremde çok can yanar

Bülent Korkmaz 13 Ekim 2023 20:34

"cinayeti kör bir kayıkçı gördü ben gördüm kulaklarım gördü vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü hiç biriniz orada yoktunuz"

Songül 13 Ekim 2023 18:16

Sen bu memleketin başına gelmiş en iyi gazetecisin. Bu yazdıklarını umarım yetkililer görür ve o makamlarında hicbirsey olmamış gibi oturanlar koltuklarından olur. Kalemin uzun olsun. Varol. Vesselam

Yazarın Diğer Yazıları